Doğum Günü Sendromu
Bir fanus içinde,öylece duruyorsun...
Bütün yalanlarını alıp gittiğin yer de...
Orada kayıp bir şehir gibi
Seni resmederken bir şiire
Mazide kalmış kalabalıkların
Sessizliği ile bütün olmuş ellerinin
İzini tutuyorum
Hüznümü bırakıp buğulu camlara geceleri
Sana ölü bir şairin resmini çiziyorum...
Sen bu şiir de seni öldürdüm var say
Şarkılara adını bir muamma olarak bıraktığımı
Şen yalanlarınla yaşamaktan
Ismarlanacaksın artık geceleri
Sen dersimde bir isyan olarak kalacaksın
Sen saçlarını gök yüzüne bırakmış bir Eylülsün artık
Bu doğum günü sendromunda
Senin ellerin de bir kadını özlemek İçin
ana yakınım
GELİYORUM
Yunus Koza TERK 17 Ocak 2010
Pazartesi Şiiri
Pencerem açtı gününü
Tepeden inme bir son bahara
Islatdı bütün ağaçları yağmur
Yine şarkılar yazıldı karnlığın sessizliğine aldandı şairler
İyi bir gün diledi spiker
İyi bi gün nasıl olursa sensiz
onu diledi
Bi pazar...
Nitekim pazartesi şiiri yoktu onu da ben yazdım...
Yunus Koza TERK
Paylaş

